DUYURULAR

17.03.2015

Dünya Sosyal Hizmet Günü Basın Açıklaması

Basına ve Kamuoyuna,

Her yıl, Mart ayının üçüncü haftasının Salı günü tüm dünyada sosyal hizmet günü olarak kutlanmaktadır. Toplumda bilinen adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu ( Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı), Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere çoğu bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışan, insanların yaşadıkları psiko-sosyal sorunlara insanca çözümler bulmaya çalışan profesyonel bir mesleğin üyeleri olarak bizler de, bu yılın teması olan; “İnsan Onurunun Korunması ve Yükseltilmesi” doğrultusunda dünyanın her yerindeki meslektaşlarımız gibi bugünü ülkemizde hizmet üretmenin verdiği mutlulukla kutlamak isterdik. Fakat biz sosyal hizmet uzmanları, bugünün sosyal hizmet günü olarak kutlanılmasından daha çok sosyal hizmete ilişkin sorunların farkına varıldığı bir gün olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Çünkü,

  • Hakları elinden alınanlar
  • Haklarının gereği yapılmayanlar
  • Hakları daha fazla korunmasına gerekenler, dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de sosyal hizmetlere ihtiyaç duymaya devam etmektedir.
  • Kadınlar, LGBTİ’ler ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete maruz kalan diğer yurttaşlarımız şiddet görmeye, ölmeye devam etmektedir.
  • Çocuğun yüksek yararının korunması gerekirken, toplumun yüksek yararı çocukları cezaevine koymaya devam etmektedir. Çocuklar yoksulluk döngüsü içinde çocukluklarını ve gelecek hayallerini kaybetmektedir.
  • • Engelleri ortadan kaldırmadan kaldırmış gibi yapan uygulamalar, sosyal yardımlarla engellileri ve bakım verenleri eve hapsetmek başta olmak üzere yaşama engel koymaya devam etmektedir.
  • Güvenli bir yaşam alanına sahip olmayan yaşlılar ekonomik, sosyal ve psikolojik anlamda güçsüz konumda yaşamaya devam etmektedir.
  • Sosyal ve ekonomik yardıma ihtiyacı olan yurttaşlarımızı yardıma bağımlı hale getiren, yoksulluk sorununu kronikleştiren sosyal politikalar gün geçtikçe daha da daralmakta ve işlevsiz hale gelmektedir.
  • Yurttaşlarımız taşeron sistemi ile güvencesiz çalıştırılmakta, işçilerin ekonomik ve sosyal hakları ellerinden alınmaktadır. Kronik yoksulların içinde işsiz yoksulların sayısı her gün geçen gün artmaktadır.
  • Cezaevleri,tutuklu ve mahkumlar için büyük bir ceza olmaya devam etmekte, tahliye sonrası eski tutuklu ve mahkumların hayata yeniden uyum sağlayabilmeleri için hiçbir önlem alınmamakta, denetimli serbestlik mekanizması etkin bir şekilde işletilmemektedir.
  • Yurttaşlarımız, nitelikli sağlık hizmeti alabilmek için daha fazla çaba harcamakta ve daha fazla ücret ödemekte olup, katılım payları başta olmak üzere sağlığa ulaşıma engel olabilecek hususlar varlığını sürdürmektedir
  • İç savaş nedeniyle, ülkemizde geçici koruma statüsüyle yaşayan Suriyeli nüfusa yönelik, günlük yaşantılarını sürdürmelerini (barınma, beslenme vb.. ihtiyaçlarını) sağlamak dışında herhangi bir sosyal politika uygulaması bulunmamaktadır. Ayrıca geçici koruma statüsüne sahip olmayan sığınmacı veya mülteci başvurusunda bulunanların yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşmaktadır.

    Bizler gittikçe daraltılan sosyal hizmetler alanında profesyonel olarak sosyal hizmet uygulamaları gerçekleştirmeye çabalayan Sosyal Hizmet Uzmanları olarak, insanın sırf insan olmasından dolayı sahip olduğu hakların korunması ve geliştirilmesi için mesleki uygulamalar yapmaya devam edeceğiz.

    Çünkü biliyoruz ki en güçsüzümüzün güçlenmesi, hakkını aramaya başlamasıyla var olan sorunlar da çözülmeye başlayacaktır. Çünkü biliyoruz ki insana insan gibi muamele, sosyal köle haline getirilmiş hizmet alanların özgürleşmesiyle mümkün olacaktır.

    Bu nedenle diyoruz ki:
    İnsan onurunun yükseltilmesi ve geliştirilmesi için,
    Danışanların nesne değil özne olabilmesi için,
    İnsan hakları ve sosyal adalete dayalı sosyal hizmet.
    Hakların korunması için sosyal hizmet mesleğine ihtiyaç duyulmayacak bir dünya talebiyle...

    Türkiye Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi
    www.shudernegi.org

DUYURU ARŞİVİ